Yazar Arşivleri: Burcu Kafa

Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (CRO) Nedir?

Dönüşüm Nedir?

Dönüşüm, web sitesi içerisinde arzulanan hedeflere ulaşılabilmesinin yüzdesel olarak hesabına dayanır. Temel olarak belirlenmiş işletme stratejisinin, hedef kitlesine ne miktarda ulaştığı gözlemlenip ölçümlenir. Web sitesinin türüne göre dönüşüm farklılaşır. Örneğin bir e-ticaret sitesi için dönüşüm, satışken; hizmet sayfaları için teklif alma, abone olma, iletişim kurma gibi farklı indekslerdir.

Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (CRO) Nedir?

Dönüşüm oranı optimizasyonu, (Conversion Rate Optimization) internet sitenizi ziyaret eden potansiyel müşterilerinizin satın alma, form doldurma, telefonla iletişime geçme gibi hedefleri tamamlama oranını geliştirmek için yapılan çalışmalardır.

Biraz karışık gelmiş olabilir, şimdi durumu bir örnekle anlaşılır kılalım. Diyelim ki bir e-ticaret siteniz var ve satın alma(alışveriş) hedefinizi optimize etmek istiyorsunuz. Sitenizi her ay 3000 kişi ziyaret ederken ziyaretçilerinizden yalnızca 30 kişi sipariş veriyorsa e-ticaret sitenizin dönüşüm oranı 30/3000 %1 olarak hesaplanabilir.

%1’lik bu oranı yükselterek daha fazla gelir elde edebilmeniz için gerçekleştirilen tüm çalışmalar dönüşüm oranı optimizasyonu olarak düşünülebilir.

%1’lik bir dönüşüm oranıyla ayda 60,000₺ gelir elde ederken, bu oranı %1,5’e çıkararak 90,000₺ gelir elde edebileceğinizi düşünün, bunu kim istemez ki!

Yani PPC oranlarınızı minimize edip, dönüşümlerinizin maksimize edilmesi için atılan adımların tümüdür. Sektörünüzdeki piyasa analiziyle hedef kitlenizi harekete geçirebilecek farklı çözüm yolları aranır, bulunan farklı çözümlere yönelik A/B testleri geliştirilerek en düşük bütçeyle en karlı optimizasyon sağlanmaya çalışılır.

Dönüşüm Oranı Nasıl Hesaplanır?

Dönüşüm oranı; toplam dönüşüm sayısının, toplam ziyaretçi sayısına bölünmesi ile elde edilen orandır. Gelen kullanıcıların ne miktarda dönüşüm sağladıkları ölçümlenmesi gereken başlı başına uzmanlık gerektiren bir konudur. Dönüşüm oranlarının düzenli olarak takibi gerçekleştirilerek ölçümlere göre geliştirilmesi gerekmektedir.

E-Ticaret Dönüşüm Oranı Optimizasyonu Neden Önemlidir?

E-ticaret sitenizdeki mevcut trafiğin dönüşmesi çalışmaları, trafiğinizi artırma çabalarından çok daha etkilidir. Çünkü hali hazırda olan müşteri portföyünüzü satın almaya itmek, trafiğiniz artmasa bile dönüşüm oranınızı %1’den %2’ye çıkarmak dönüşümlerinizin ikiye katlanmasıyla sonuçlanacaktır. Dönüşüm oranlarını optimize etme çalışmalarıyla reklam giderlerinizi minimize etmek e-ticaret web sitesinin optimizasyonu için atılacak en akıllı adım olacaktır.

İşletmeler Neden CRO Kullanmalıdır?

E-Ticaret siteleri başta olmak üzere bir ürün veya hizmet pazarlayan tüm işletmeler dönüşüm oranlarını optimize etmelidir. CRO için her işletmenin başlıca şu sebepleri vardır;

İyi Bir ROI Elde Edilir

Yatırım Getirisi (ROI), bir yatırımın ne kadar iyi performans gösterdiğini değerlendirmek için kullanılan popüler bir karlılık metriğidir. CRO ile Artan Yatırım Getirisi (ROI) iyileştirme ve geliştirmeyle sonuçlanması beklenir. Çünkü ROI yatırımdaki karlılığın belirgin göstergesidir.  Yüksek dönüşüm oranı için yeni kampanyalar veya ek işler oluşturmaktansa mevcut potansiyel müşteri kitlesi mutlu ve memnun edilmesiyle daha fazla getiri sağlanır. Dönüşüm Optimizasyonu ile ROI değerleri pozitif hale getirilir.

Ölçeklendirmesi Basittir

İşletmenin hangi müşteri portföyünde yankı yapacağı dönüşüm optimizasyonundaki en önemli sorundur. Doğru hedef kitlenin saptanması konusu üzerine yapılması gereken analizler, denenmesi gereken testler mevcuttur. Dönüşüm oranlarının optimize edilmesiyle pazarda yeni müşteri aramaya gerek duyulmadan potansiyel müşteriden daha fazla getiri elde edilmeye gayret gösterilir. Dolayısıyla yeni hedef kitleler denerken kullanılacak gider, CRO geliştirmesine göre bir hayli yüksek olacaktır.

Kullanıcı Deneyimini İyileştirir

Dönüşüm oranlarını optimize ederken müşterilerin istedikleri, amaçladıkları alanlara rahatlıkla ulaşıp ulaşamadığı test edilir. Sizler için harika bir tasarım veya ürün müşteri tarafından tercih edilmiyorsa sitenizi müşteri odaklı optimize etmeniz gerektiğini deneyimleyebilirsiniz. Müşteri odaklı optimize edileceği için gelen ziyaretçi daha rahat bir deneyim elde edecek, web sitesinin kalitesinin farkında olarak daha fazla dönüşüm sağlayacaktır.

Dönüşüm Oranı Nasıl Artırılır?

Dönüşüm oranını maksimize edebilmek için toplam ziyaretçi sayısını sabit tutarak hatta azaltarak, yalnızca ürün ve hizmetle ciddi anlamda ilgilenen, satın alma potansiyeli yüksek olan müşteriler hedeflenerek web sitesindeki müşteri isteği ve ihtiyacı doğrultusundaki gerekli iyileştirmelerle dönüşüm sayısını arttırmanız gerekir. Bu aşamada trafiğinizin yeni müşterilerden sağlanması gerekmediği, hali hazırdaki hedef kitlenizle optimize çalışmaları yapılacağı için reklam bütçenizi de arttırmanız gerektirmeyecektir. Dönüşümleri optimize etmekteki en nihai amaç giderleri minimize edip karı maksimize etmek olacaktır.

Dönüşüm Optimizasyonu Adımları Nelerdir?

Kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verip kazan-kazan ilişkisine dönüşen dönüşümlerin titizlikle optimize edilmesi gerekir. Yapılan reklam doğru hedef kitlesine ulaşmadığı takdirde dönüşüm sağlanamayacağından dolayı zaman ve para israfından başka bir durum söz konusu olmayacaktır. Peki dönüşüm optimizasyonu süreci hangi aşamalardan oluşur? Gelin birlikte bakalım;

Veri Toplanır

Web sitesinde hali hazırda bulunan potansiyel müşteri, dönüşüm getirileri, ROI değerleri gibi ilgili tüm veriler toplanarak süreç başlar. Öncelikli olarak nasıl dönüşüm elde edileceğine karar verilir. Strateji belirlenen dönüşüme göre planlanır.

Hedef Belirlenir

Web sitenizdeki tüm veriler izlendikten sonra hedef belirlenir. Örneğin bir hizmet siteniz var ve ziyaretçilerin size form göndermesini, aramasını istiyorsanız bu adımların olabildiğince kolay geçilmesini sağlamak için gerekli optimizasyon sağlanır. Ya da bir e-ticaret sitesine sahipseniz gelen müşterinin ürünü inceleyip sepete taşımasına kadarki her adım ayrı ayrı hedeflenmeli, müşterinin ne zaman sepetten ayrıldığı titizlikle analiz edilmelidir. Bu aşamayı oluşturmak için dönüşüm huniler oluşturmanız gereklidir. Web sitenize kuracağınız piksellerle hangi müşterinin ne zaman siteyi terk ettiği, yaşadığı problemin ne olduğu incelenmelidir. Bu süre zarfında müşteriler gruplara ayrılmalıdır; siteyi terk edenler, sepete gidenler, form gönderenler şeklinde ayrı ayrı segmentlere ayrılırsa her bir grup için farklı optimizasyon ve farklı hedefler belirlenerek daha akıllı alışverişin gerçekleşmesini bekleyebilirsiniz.

Hipotez Oluşturulur

Web sitesinin dönüşümlerinin nereden nasıl gelebileceği, neyin nasıl işe yarayabileceği tahminlenerek bu ön görüler ışığında bilgi birikiminizle hangi alana daha fazla yatırım yapabileceğinizin taslağını oluşturabilirsiniz.

Test Edilir

Belirlenen hipotezler test edilir. Belirlenen stratejinin ne denli iyi veya kötü olduğu test edilmeden, deneyimlenmeden anlaşılamaz. Dolayısıyla yapılan beyin fırtınalarından hangisinin daha fazla yatırım getirisi sağlayacağı, dönüşümleri artıracağı konusunu test edilerek görülür. Genel olarak A/B testleri kullanılarak değerlendirmeler yapılır. Hangi hipotezin daha doğru olacağını sizler de A/B testlerini kullanarak deneyimleyebilirsiniz.

Analiz Edilir

Belirlenen hipotezler test edildikten sonra analiz edilir. Elde edilen sonuçlar sizi gülümsetmeye yetmiyor ise yolunda olmayan basamakların iyileştirilmesi gerekir. Test sonuçları titizlikle analiz edilmelidir. Dönüşümlerin izlendiği Google Analytics veya başka istatistiki verilere ulaşabildiğiniz araçlardan ziyaretçilerin hareketlerini gözlemlersiniz. Tahminlemelerinizin ne denli doğru olduğu ne gibi iyileştirmelere ihtiyaç duyacağınızı analiz edebilirsiniz. Kullanıcı davranışlarını analiz edebileceğiniz birkaç araçtan bahsetmek isteriz;

  • Isı Haritaları (Heatmaps): Isı haritaları ile web sitenizi ziyaret eden kullanıcıların hangi alanlara daha fazla ilgi gösterdiğini, hangi alanların daha fazla tıklandığı veya hangi alanların hiç rağbet görmediğini gözlemleyebilirsiniz. Web sitenizi görselleştiren bu ısı haritasında kullanıcıların çoğunlukla tıkladığı alanları renklerine göre ayırıp sizlere kolay bir iç görü elde edebileceğiniz fikirler sunmaktadır.
  • Ziyaretçi Kaydı (Visitor Recordings): Web sitenizi ziyaret eden kullanıcıların siteniz üzerinde yaptığı işlemleri, kaydedip müşterilerin hangi alanlarda zorluk veya kolaylık yaşadığını görerek analiz edebilirsiniz.
  • Formlar ve Anketler: Kullanıcılarla doğrudan iletişime geçebileceğiniz anket ve formları doldurmalarını sağlayarak birinci ağızdan hangi aşamalarda kendinizi geliştirmeniz gerektiğini, yaşadıkları sıkıntıları öğrenebilirsiniz.

Tekrar Edilir

Tüm adımlar size istenilen sonuçlara ulaştırdıysa doğru yoldasınız demektir. Düzenli olarak yaptığınız aşamaları gözden geçirip yeniden tekrar etmeniz size dönüşüm oranlarınızı artırmanız konusunda muhteşem sonuçlar sunacaktır. Tahminlemeleriniz doğru ise kendinizi nasıl geliştirebileceğinize dair spesifik hedefler belirlemelisiniz. Bir sonraki adımınız yeni hipotezler geliştirip aynı işlemleri tekrarlamak olacaktır.

UX ve UI Nedir? UX ve UI Tasarım Arasındaki Fark Nedir?

UX ve UI Nedir?

Birbirlerinin yerlerine kullanılan sıklıkla karıştırılan bu iki kavramdaki anlam kargaşasına bir son verebilmek için bu yazıyı ele alalım istedik. Bu yazıyı okuyorsanız mutlaka bir web sitesinin UX’inin harika veya bir ürünün UI’ının zayıf olduğu konusundaki tartışmalara mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Peki tam olarak UX ve UI ne demek, ux ve ui neyi kapsar, birbirlerini besleyen şeyler mi ux ve ui tasarımın farkları nelerdir gelin birlikte bakalım:

UX Nedir?

UX (Users Experience) Kullanıcı Deneyimi Tasarımı, kullanıcının web sitesindeki etkileşiminin nasıl olacağını kurgular. UX daha çok tasarımın işlevselliğini, yeterliliğini ele alır. Kullanıcının işletmeyle etkileşime girdiğinde edindiği tecrübedir.  UX tasarımının en önemli amacı, kullanıcının web sitesinde rahatlıkla gezinirken verimli bir deneyim elde edebilmesini gerçekleştirmektir. Akıllarınızda soru işareti oluşmasını engellemek için basitçe sıralamak gerekirse;

  • Kullanıcı deneyimi tasarımı, kullanıcının işletmeyle girmiş olduğu etkileşimdeki verimliliği artırmaya, etkileşimin kalitesini artırmaya yönelik yapılan çalışmalardır.
  • Kullanıcı deneyimi tasarımı aslında dijital olmayan (bilişsel bilim) bir uygulamadır, ancak ağırlıklı olarak dijital endüstriler tarafından kullanılır ve tanımlanır.
  • UX tasarımı medyayla ilgili değildir, edinilen tecrübenin kişiye hissettirdiklerine odaklanır.

UI Nedir?

UI (User Interface) Kullanıcı Arayüz Tasarımı; kullanıcının bir hizmet veya ürün alabilmek için etkileşime girebileceği her şeyin tasarımıdır. Telefonun, bilgisayarın, tabletin ekranında görebildiğiniz her şey bir arayüz tasarımıdır. Web sitesindeki UI Tasarım genel anlamda ürünün veya hizmetin görünümünü, etkileşimini kurgular. UI Tasarımı tamamıyla dijital bir uygulamadır. UI Tasarımı hakkında akıllarınızda soru işaretlerinin oluşmasını engellemek için basitçe sıralamak gerekirse;

  • Web sitesindeki renkler, ikonlar, düğmeler, boşluklar, yazı stili gibi bir ürün veya hizmetteki tüm görsel etkileşim ögelerini ele alır.
  • UI Tasarımını, kullanıcıyı görsel bir şekilde yönlendirmeyi amaçlar.
  • Kullanıcının daha kolay ve kaliteli deneyim geçirebilmesini sağlamak için görsel materyaller kullanılır.
  • UI Tasarımıyla birlikte kullanıcıya kolay gezinme sunulurken web sitesinin daha kaliteli ve estetik bir görünüm kazanabilmesi amaçlanır.

UX ve UI Tasarımın Farkı Nelerdir?

UX ve UI tasarım birbirlerine oldukça karıştırılan kavramlardır. Çoğu zaman birbirlerinin yerlerine kullanılır. Bizler açıklamadan önce ayırımı metafor olarak ifade eden seslere kulak verelim.

Foster.fm’in kurucusu olan Rahul Varshney der ki;

“Kullanıcı Deneyimi (UX) ve Kullanıcı Arayüzü (UI), alanımızda en çok karıştırılan ve yanlış kullanılan terimlerden bazılarıdır. UX’siz bir UI, ressamın bir tuvale düşünmeden boyayı tokatlaması gibidir; UI’sız UX ise üzerinde kağıt mache bulunmayan bir heykelin çerçevesi gibidir. Harika bir ürün deneyimi UX ile başlar ve ardından UI gelir. Her ikisi de ürünün başarısı için çok önemlidir. “

Web Geliştiricisi Dain Miller der ki;

“UI eyer, üzengiler ve dizginlerdir. UX, ata binebildiğiniz duygusudur. “

Metaforlardan da anlayacağımız üzerine UX ve UI tasarım birbirlerini besleyen, biri olmadan diğeri olmayan metriklerdir. Şimdi UX ve UI tasarımın belirgin farklarına bakalım;

UI Tasarım Özellikleri

  • UI tasarım dijital aşamaları kapsar.
  • Kullanıcı arayüzü bir sitenin, uygulamanın grafik düzenidir.
  • UI tasarımcıları kullanıcı arayüzünün görünümünü yaratır.
  • UI tasarımda kullanıcıların tıklayabileceği, düğmeler, ikonlar, butonlar, metinler, görüntüler gibi tüm etkileşim alanlarını estetik bir şekilde inşa etmek amaçlanır.
  • Tasarımın kullanıcıya nasıl görüneceği merkeze alınarak gerekli renk seçimi, medya kullanımı, tipografi gibi kullanıcıda inşa edilecek his kurgulanır.
  • UI tasarımındaki odak noktası etiket, görsel stil, yönlendirmelerdir.
  • UI tasarımı, daha somut ögelerle tasarım gerçeleştirme işidir.
  • UI somuttur.

UX Tasarım Özellikleri

  • Kullanıcı Deneyimi tasarımında, tasarım ziyaretçide uyandıracağı his geliştirilir.
  • UX Tasarımında, tasarımın kullanıcıyla olacak etkileşimi kurgulanır.
  • UX tasarımda kullanıcı davranışları dijital dünyanın ötesinde ele alınır. Ardından bu alışkanlıklar dijital ortamda test edilir.
  • UX tasarımında, kullanıcı arayüzünün nasıl çalışacağı belirlenir.
  • UX tasarımıdaki odak noktası kullanıcı ve kullanıcının ürün içindeki yolculuğudur.
  • UX tasarımı, tasarımsürecinin kavramsal metrikleriyle ilgilenir.
  • UX soyuttur.

Yani kısacası en temel düzeyde, UI, bir kişinin bir ürün veya hizmetle etkileşime girmesini sağlayan tüm unsurlardan oluşur. UX ise, o ürün veya hizmetle etkileşime giren bireyin tüm deneyimden aldığı hissiyattır. Sizler de dijital dünyada daha kaliteli ve profesyonel bir konuma sahip olup gelen ziyaretçilerinizin deneyimini iyileştirip arkadaşlarına tavsiye etmelerini sağlamak istiyorsanız genç ve dinamik ekibiyle A2A Dijital‘e gönül rahatlığıyla güvenebilirsiniz. Sizler için çözümler üretmeyi, birlikte öğrenip büyümeyi seviyoruz.

Yararlandığımız Kaynaklar:

Career Foundry Blog

UX vs UI

Springboard Blog

2021 Instagram Algoritmasını Nasıl Yenebilirsiniz?

Instagram Nasıl Sosyal Medya Devi Oldu?

İnstagramın sürekli kendini geliştirdiğini daha fazla uygulamada vakit geçirmemizi sağlayacak ne varsa yaptığını, hatta bunları yaparken diğer uygulamaları bitirecek hamlelerden kaçınmadığını hepimiz deneyimledik değil mi?

Derinlere dalmadan önce geçmişi hatırlamaya ne dersiniz? Gelin İnstagram bugüne kadar genel olarak neler yaptı, nasıl iyileşti bir göz atalım;

Normalde yalnıza kullanıcıların gönderi paylaşabildiği bir mecraydı İnstagram. Ancak zaman içerisinde taki bi bununla kalmadı kendini yeniledi, güncelledi. Hatta popüler uygulamalardan biri olan SnapChat’in yıkılmaz kalesi sarsan atak da İnstagram’dan geldi. Snapchat kullanıcıların 24 saat boyunca görebileceği, 24 saati doldurunca kendiliğinden kalkan fotoğraf ve videolar paylaşmayı amaçlayan uygulama. İnstagram, hikaye ekleme özelliğini bünyesine ekledikten sonra hacmini ikiye katlamış oldu. Sonra sesli mesaj, arama, görüntülü arama özelliği ekleyerek WhatsApp’tan rol çaldı. Direkt mesaj ayarlarını geliştirip iyileştirerek fotoğraf paylaşma platformu halinden çıkıp aynı zamanda insanların birbirleriyle mesajlaşıp, konuşabileceği ortam haline geldi. Yakın zamanda ise 1 dakikalık video kısıtından şikayetçi olan kullanıcıları için IGTV özelliği geldi. Bu eklediği özelliğiyle kullanıcılar 1 dakika kısıtına takılmadan diledikleri uzunlukta video paylaşabiliyorlar. En yeni trend olan TikTok uygulamasında 15 veya 30 saniyelik müzik veya ses eklenebilen video paylaşılabiliyor. TikTok’un rağbet gördüğünü analiz eden İnstagram, bir çalım da TikTok’a atarak bünyesine Reels’i ekleyerek yine 15 veya 30 saniyelik müzik eklenebilen videolara kavuştu.

 İnstagram kullanıcıları her özelliği tek bir platformda bulmaktan hoşnut görünüyorlar ki her yeni çıkan güncellemeyi benimseyip severek kullanıyorlar. Peki tüm bu güncellemeleri yaparken instagram kullanıcıları nasıl içeriklerle karşılaşıyorlar? Daha fazla takipçi nasıl kazanılır?  Takip ettiğiniz her hesabın gönderisini görebiliyor musunuz? Tüm bunları algoritma neye göre belirliyor? Sıkça merak ettiğiniz bu soruların yanıtlarını verelim;

2021 Instagram Algoritması Nasıl Çalışır?

Algoritmalar, paylaştığınız gönderilerin, hikayelerin, tüm içeriklerin aslında kimlere gösterileceğini veya gösterilmeyeceğini belirler.  Dolayısıyla instagramda etkili bir profil oluşturabilmeniz, istediğiniz kadar takipçiyi organik şekilde elde etmek için bu algoritmanın nasıl çalıştığını anlamanız, hesabınızı algoritmanın istediklerine göre düzenlemeniz, yönetmeniz gerekir.

İnstagram takipçilerinizin sadece %10’unun içeriklerinizi organik olarak akışta görebileceğini biliyor muydunuz? İnci gibi işlediğiniz yazılarınızı, mükemmel fotoğraflarınızı yalnızca takipçilerinizden %10’luk kısmının görmesi çok can sıkıcı değil mi? Kalan %90 gibi dev bir takipçi portföyünüzün içeriklerinize erişebilmesi, etkileşim oranlarınızın artışının sağlanabilmesi için işte bu instagram algoritmasını alt etmeniz, en iyi şekilde baş etmeniz gerekmektedir.

Instagram ekibi bizleri mutsuz etmek için değil aksine karşımızda görünce mutluluk duyacağımız, en ilgili, en alakalı içerikleri bize göstermek istiyor. Şimdi sizlere konunun daha iyi anlaşılabilmesi için İnstagram algoritmasının akış, hikaye, Reels ve IGTV için nasıl çalıştığını ayrıca anlatmak isteriz;

2021 Instagram Algoritması Akış İçin Nasıl Çalışır?

Kullanıcı Instagram’da akışta gezinirken algoritma kullanıcın göreceği gönderinin sıralamasını belirler. 2021 instagram algoritması kullanıcının beğenebileceği, ilgisini çekebilecek içerikleri daha üst sıralarda gösterir. Diğer içerikleri ise daha aşağı iter. Nelere göre içerikleri daha alt veya üst sıralara yerleştireceği ise genel olarak 6 farklı faktöre göre belirler;

Kullanıcın Gösterdiği İlgi

2021 Instagram yeni algoritması kullanıcının daha önce beğendiği, yorum yaptığı, kaydettiği, veya bir şekilde etkileşime geçtiği gönderilere benzer gönderileri daha üst sıralarda gösterir. Yani instagram algoritması kullanıcının beğenebileceği içerikleri daha üst sıralara yerleştirerek kullanıcın daha kaliteli bir deneyim elde etmesini sağlar.

İnstagram feed sıralamasında artık beğeninin çok da önemli olmadığını geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Instagram akış sıralaması için en değerli etkileşimler sırasıyla; kaydetmeler, yorumlar, göndermeler ve beğeniler şeklinde güncellenmişti. Bu sıra muhtemelen kısa zaman içerisinde yeniden güncellenecektir. Sizlerin bu algoritmayı takip etmeniz, analizini etmeniz gerekmektedir.

Kullanıcının Hesaplarla İlişkisi

2021 instagram algoritması kullanıcıların sürekli olarak yeniden görüntüledikleri hesapları, gönderileri daha üst sıralara iter. Örneğin sevgilinizin, ailenizin, yakın arkadaşlarınızın paylaşımlarını akışınızda daha üst sırada gösterecektir. İnstagram bunu algılarken; şu parametreleri kullanır:

  • İçeriğini beğendiğiniz kişiler (hikayeler ve canlı videolar dahil)
  • Mesaj gönderdiğiniz kişiler
  • Aradığınız kişiler
  • Gerçek hayatta tanıdığınız insanlar

Dolayısıyla intagram algoritması sıklıkla girdiğiniz hesaplara daha çok önem verdiğinizi, aranızda bir yakınlık ilişkisi olduğunu algılar. Doğrudan bu kişilerin gönderilerini daha üst sıralarda görürsünüz.  Her yeni takipleşen kişiler arasında, Instagram bu parametreleri kullanarak hesaplamalar yapmaya devam eder. Muhteşem bir çıkarım matematiği değil mi?

Gönderi Yayınlanan Zaman

Gönderilerinizi paylaştığınız vakit yeni instagram algoritması için oldukça kıymetli. Şu saat aralıkları uygundur diye her hesap için söyleyemeyiz ancak hesabınızda gönderi paylaştığınız zamanın hesabını tutarsanız, daha çok etkileşim alabilirsniz. 2021 Instagram algoritması gönderinin ne zaman paylaşıldığı, o sırada kaç kullanıcının aktif olduğuna göre belirliyor. Yani gönderi paylaştığınızda aktif olan kişi sayısı ne kadar fazlaysa o denli etkileşim alabileceğinizi açıkça belirtmiştir.

Sizlerin de kendi etkileşim zamanınızı bularak, erişim ve dolayısıyla etkileşim oranlarınızı artırmanız mümkündür. Bunun için sizlere tavsiyemiz farklı zaman aralıklarında paylaşım yaparak en iyi sonuçlar elde ettiğiniz zamanları sıklıkla test ederek paylaşım yapmanız olacaktır.

Kullanıcının Instagram’a Giriş Sıklığı

2021 Instagram algoritması kullanıcının ne sıklıkla instagrama giriş yaptığını, ne sıklıkla kaydırdığının analizini yaparak bu veri ışığında; kullanıcınin aktif olmadığı zamandaki en iyi içeriği üst sıraya atarak kullanıcının aktif olmadığı zamandaki kaybını en mükemmel şekilde kapatmayı amaçlamıştır.

Kullanıcın Takip Ettiği Hesap Sayısı

Kullanıcının takip ettiği hesap sayısı çok fazla olduğunda, sizin içerikleriniz gözden kaçıyor olabilir. Her yeni dakika yeni bir gönderi paylaşılıyorsa kuvvetle muhtemel kullanıcı sizin içeriğinizi görmeyecektir. Bunu kendi üzerinizden de düşünebilirsiniz. İnstagramda kaç hesabı takip ediyorsunuz? Takip ettiğiniz her hesabın her gönderisini görebiliyor musunuz? Muhtemelen göremiyorsunuzdur. Arada kaynayacak birçok içerik maalesef bu sebeple kaçırılmaktadır.

Kullanıcının İnstagram Kullanımı

2021 yeni instagram algoritmasıyla kullanıcının instagramda geçirdiği vakiti ölçerek, gördüğünüz içerklere benzer hesapları kendisi önermeye başlayacaktır. Kullanıcı çok fazla zaman geçirince “tüm gönderileri gördünüz” şeklinde bir uyarıyla karşılaşacaktır. Öyle ki geçirilen zamanın çokluğuna göre içerikler gerçekten tükenebilir. Bu durumda instagram geçmiş etkileşimlere benzer içerikler önerecektir.

2021 İnstagram Algoritması Hikayeler İçin Nasıl Çalışır?

Çok genel bir ifadeyle 2021 instagram algoritması hikayelerde ön sıralara getireceği içerikleri, kullanıcın bir şekilde etkileşim kurduğu, beğendiği, kayettiği, yorum yaptığı, mesajlaştığı hesaplara göre düzenlemektedir.

İnstagram hikayeleri daha çok güncelliğe önem verdiği için en yeni story’nin ilk sırada görünmesi bilinen ve istenen bir özelliktir. Sizler de belirli aralıklarla hikaye paylaşımı yaparak, hem kullanıcıların sizi görme sıklığını artıtırsınız hem de profilinize geçiş yapabilmeleri için fırsat sunmuş olursunuz. Kullanabileceğiniz birçok filtreyle trendleri yakından takip etmiş ve organize etmiş olabilirsiniz.

2021 Instagram Algoritması Reels ve IGTV Videolarında Nasıl Çalışır?

Yeni instagram algoritması akış için kullanmış olduğu parametreleri reels ve IGTV videoları için de kullanmaktadır. Kullanıcıların beğenebileceği içerikleri kullanıcılara önererek algoritma keşfet sekmesinde sunmaktadır. Herhangi bir reels videosu açtığınızda sonrasında algoritma tarafından önerilen tüm videolar sizin beğenme ihtimalinizin olduğu içerikler olacaktır. Aynı şekilde IGTV videoları için de geçerlidir. Keşfet sekmesinden herhangi bir igtv videosu izlediğinizde daha sonra önerilen videolar beğenebileceğiniz videolar olacaktır.

Reels ve IGTV videolarınızın izlenme sayısını ve görünürlüğünü artırmak için önce bunları feed’inizle paylaşın ve hashtag’ler ekleyin. Instagram, yeni özellikler için keşfedilebilirliği artırma eğilimindedir, bu nedenle mümkün olan en kısa sürede bir Reels stratejisine atlamak isteyeceksiniz.

2021 Instagram Algoritmasını Nasıl Yenebilirsiniz?

Instagram algoritmasını yenmenin birinci yolu ve yöntemi etkileşimdir! Etkileşim oranlarınızı artırabilmeniz için gönderilerinizi hikayenize eklemekten çekinmeyin. Hem kullanıcının yeniden görüntülemesini sağlamış olursunuz hem de ulaşamadığınız kesime erişebilme imkanı yaratmış olabilirsiniz. İnstagram takipçilerinizin katılımını teşvik edecek içerikler oluşturarak onlarla sohbet etmeli, yorumlarına mutlaka dönüş yapmalısınız.

Birçok sayıda instagram çıkartması mevcut. Bunları gönderinize en uygununu, en dikkat çekenini seçerek kullanmaktan çekinmemelisiniz. Takipçilerinizle belirli aralıklarla soru-cevap sohbeti yapalı kendinizi anlatmalı, onları dinlemelisiniz. Takipçilerinizi değerli hissettirmeli, fikirlerini alacak anketler hazırlamalısınız. Hesabınızın emoji çıkartması cevabını kapatmamanızı tavsiye ederiz. Takipçilerinizden gelen her yeni dm etkileşimizi artırıp algoritmayı besleyecektir. Toparlayarak 2021 Instagram algoritmasını nasıl yerle br edeceğinizi açıklayacak olursak;

1. Güncellemelerden Haberdar Olun!

Instagram ekibin ne kadar çok şey deneyimleyip geliştirdiğini mutlaka bilmelisiniz. Algoritmayı gün geçtikçe akıllı hale getirmeye çalışacakları kesin! Sizlere düşen bu yeni güncellemeleri yakından takip etmek olacaktır. Instagram’ın hemen her çıkardığı yeni özeliği keşfedip kullanıcılarınıza anlatarak kullanıcı gözünde yenilikleri paylaşan hesap olabilirsiniz. Böylece takipçileriniz gönderilerinizi, hikayelerinizi istekle bekleyebilirler.

2. Hikayelerinizde Etkileşimi Teşvik Edin!

Daha önce paylaştığınız gönderileri hikayenizde kullanabileceğiniz çıkartmalarla yeniden etkileşim sağlamaya çalışmalısınız. Anket ve sorular soraral takipçilerinizin etkin olmasını sağlamalısınız.

3. İlginç Başlık ve Yazılar Oluşturun!

Takipçileriniz siz daha itmeden yorum yapabileceği, ilginç bir okadar ilgi çekici başlıklar oluşturmalı, enteresan içerikler oluşturmalısınız. Çoğu instagram kullanıcısı gönderilerdeki yazıları okumadan kaydırıp geçiyor. Ancak eğer kullanıcıilginç bir yazıyla tutulup, okursa mutlaka etkileşim gerçekleştiriyor. Çok beğendiği yazı ise hikayesinde bahsedebilir, paylaşabilir, arkadaş gruplarına gönderebilir veya beğeni, kaydetme, yorum yapma gibi etkileşmlerde bulunur. Kullanıcının gönlünü çalabileceğiniz birkaç kelimeden oluşan sağlam başlıklar sizi oldukça mutlu edecektir. İnstagram algoritmasının etkileşime dayalı olduğu kesinlikle unututlmamalıdır.

4. Hashtag’ler Kullanın!

Gönderinizle en iligili olan hashtaglardan en fazla ivmeye sahip olan 5-6 hashtag kullanarak gönderinizin keşfete düşmesini sağlayabilir, sizi takip etmeyen hesaplardan görülmenizi, etkileşim almanızı sağlayabilirsiniz. Bu strateji güzel bir şekilde optimize edebilirseniz, içeriğinizle ilgilenebilecek insanlara rahatlıkla ulaşabilir, onlardan etkileşim sağlayabilirsiniz. Kullanacağınız hashtag sayısına dikkat etmeli abartıya kaçmamalısınız. Fazla sayıda hashtag kullanımı algoritma tarafından olumsuz algılanabilmektedir.

5. Mesaj Kutunuzu Sıklıkla Kontrol Edin!

Kullanıcılar size herhangi bir soru sormuşsa, bir yorumda veya katkıda bulunmuşsa dönüş yapmalı onların etkileşimlerini devam ettirebilmeleri için gerekli sıcaklığı ve samimiyeti yaratmanız gerekmektedir. Çünkü kaydetmeler, yorumlar, direkt mesajlar ve beğeniler instagram algoritması için son derece önemli etkileşimlerdir.  Takipçilerinizin dm’lerine yanıt verdiğinizde takipçinin sizin hesabınıza duyduğu yakınlığı algoritma algılayıp anlamlandırmaya çalışıyor. Dolayısıyla kullanıcıyla aranızda iletişim olduğunda sizlerin gönderilerinizi, hikayelerinizi daha üst sıralarda görebilmektedir.

Özetle İnstagram Algoritmasını Yenmeniz Mümkün!

Algoritmayı bloklamak, hacklemek ancak daha fazla etkileşimle mümkündür. Takipçilerinizin sizler için değerli olduğunu yineleyip aranızda oluşan bağı kuvvetlendirirseniz, etkileşimi öğütlemenize dahi gerek kalmadan kullanıcılar istekli olarak etkileşim gerçekleştirmiş olacaktır. Kullanıcıları ne kadar uzun süre instagramda aktif tutarsanız, 2021 instagram algoritması sizin hesabınızı desteklemiş olacaktır. Karşılıklı fayda yaratmak bu algoritmanın altın kurallarından biridir. Mutlaka yeni çıkan özellikleri kullanın. Reels videoları, IGTV videolarına nispeten daha popüler! Reels ideoları çekerek takipçilerinizi gülümsetecek, akıllarında kalacak içerikler çekerek algoritmayı yenebilirsiniz.

2021 yeni instagram algoritmasını nasıl yenebileceğiniz konusunda korkunuz olmasın. Tavsiyelerimize kulak asarak algoritmayı şaşkına çevirebilir, etkileşimlerinizi artırabilirsiniz. Instagram ekibinin sürekli olarak algoitmayı geliştirdiğini, iyileştirdiğini unutmamak çok kıymetli. Yeni bir güncelleme olduğunda sizlere detaylarını açıklamak için yine burada olacağız.

Bizi instagram hesabımızdan takip ederek son yeniliklerden haberdar olabilirsiniz. Bol etkileşimli günler dileriz.

Esinlendiğimiz Kaynaklar:

Later Blog – Instagram Algoritması 2021’de Nasıl Çalışır?

Shopify Blog – 2021 için Instagram Algoritmasının İçinde: Nasıl Çalışır ve Stratejinizi Nereye Değiştirirsiniz?

Instagram Algoritması 2021’de Nasıl Çalışır (ve nasıl yenilir!)

2021’de Instagram Algoritmasını Hacklemenin Sırrı

Sanal Pos Nedir?- Başvuru İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Sanal POS İçin Gerekli Evraklar

Sanal mağaza açmayı veya ürünlerinizi sanal pazarlarda satışa sunmayı düşünüyorsanız mutlaka sanal posa da ihtiyaç duyacağınızı tahminlemişsinizdir.

İnternet alışverişlerinde en temel ödeme sistemi Sanal POS’lardır. Sanal POS’lara genellikle her bankadan başvuru yapabilirsiniz. Sanal POS hem müşteri hem de satıcı için eşsiz bir yöntem. Nasıl olarak gerçekleştiğinden bahsedecek olursak;

Sanal POS kredi veya banka kartlarının tahsilat gerçekleştirebilmelerini sağlayan bir POS yazılımdır. Klasik kredi kartlarının okutulduğu POS (Point of Sale) cihazlarının sanal versiyonu olarak ifade edilebilir ve VPOS (Virtual Point Of Sale) olarak da bilinir. Ödeme yapılırken müşteriniz kartı POS cihazından geçirmek yerine kart bilgilerini online ödeme ekranından girer. Kullanıcının kart bilgilerini girdiği bilgileri sanal POS‘a ait bankaya iletilir ve işlem onayı alınır. Sanal POS’u bankalar üzerinden alabileceğiniz gibi ödeme kuruluşları üzerinden de alabilirsiniz. Bankalar üzerinden yapacağınız başvurular ödeme kuruluşları ile yapacağınız başvurulara göre daha çok zaman alır ve daha maliyetlidir. Bu yüzden ödeme kuruluşlarını tercih etmek aslında daha cazip bir seçenektir.

Bankalara yapılan Sanal POS başvurularında yaşanan prosedür ve gerekli evraklar genellikle benzerlik gösterir. Sanal POS başvurusu için gereken evraklar şu şekildedir;

Şahıs veya Ortaklı Firmalarda;

  • Vergi levhası
  • Nüfus cüzdanı örneği
  • İmza sirküleri
  • Ortaklık sözleşmesi

Ticari Ortaklı Firmalarda;

  • Ticari ortaklı bir firma ise;
  • Ticaret sicil gazetesi fotokopisi
  • Vergi levhası
  • İmza sirküleri

Sanal POS için gerekli belgeer kimi bankalarda değişiklik gösterse de genel hattıyla bu şekildedir. Bankada önce hesap açtırmak daha sonra üye iş yeri olabilmek için gerekli belgelerin doldurulması ve firmanın bankayla anlaşmaya varması gerekir. Peşi sıra banka ile üye iş yeri sözleşmesi imzalanır. Bankaların işlemi onaylaması maalesef uzun sürebilir. Bu süreçte banka e-ticaret ile satış gerçekleştirilecek web sitesinin kontrolünü yapar. Web sitesinin başvurudan önce hazırlanmış olması gerekir. Sanal POS kullanımının onaylanmasıyla banka, firmanın sisteme entegrasyonunu tamamlar. Ardından uygulama eğitimi verilir ve eğitimden sonra da uygulama testi yapılır. Bütün bu işlemlerin sonunda ise sanal POS ile internetten ürün satışına başlanır. 

Sanal POS başvurusu için gerekli belgeleri sıraladık. Umarız heyecanınızda yol gösterici şekilde yanınızda olmuşuzdur. Bol satışlar dileriz.

Sanal Pazar Nedir? Gerekli Belgeler Nelerdir?

Sanal Pazarlar

Ürünlerinizi yalnızca kendi sitenizde değil de popüler internet mağazalarında da satmak oldukça etkili e-ticaret stratejilerinden yalnızca biridir. Peki sanal pazarlara nasıl üye olabilirim, gerekli evraklar nelerdir diye düşünenlerdenseniz sizler için rehber oluşurduk;

Sanal Pazar Nedir?

Sanal pazarlar ürün ve hizmetlerinizi, dijital olarak pazarlayıp satabileceğiniz sanal platformlardır. İnternet alışverişlerinin gün geçtikçe arttığı günümüzde özellikle mobil cihazlar kullanılarak alışveriş hacminin arttığını yakın çevrenizden hatta kendinizden yola çıkarak bile gözlemleyebilirsiniz. Sanal pazarlara örnek verecek olursak; N11, Gittigidiyor, Hepsiburada, Amazon, E-Pttavm, Trendyol, Çicek Sepeti vb. birçok dijital mağaza görebilirsiniz.

Ürünlerinizi internet üzerinden pazarlamanın birçok yolu vardır. Ürünlerinizi kendinize ait olan e-ticaret web sitesi üzerinden ya da sanal pazar yerleri (N11, Gittigidiyor, Hepsiburada, Amazon, E-Pttavm, Trendyol vb.) üzerinden veya her ikisini de kullanarak satış yapabilirsiniz.

Sanal Mağaza Nasıl Açılır?

Çağımızın internet çağı olması, ürünlerin sergileneceği fiziki bir mağaza ihtiyaç duyulmaması hatta belki en iştah kabartan noktası kira giderinin bulunmaması, 7/24 satış yapılabilme olanağınız olabilir. Düşünsenize vitrininiz sürekli açık, müşteriler diledikleri gibi gelip alışveriş yapabiliyor, her müşteri çin ayrıca ürün gösterme ve açıklama ihtiyacı duymuyorsunuz. Sahi mükemmel! Peki bu sanal mağaza nasıl mı açılıyor; Türkiye Cumhuriyeti vergi numarası olan bir şirkete sahipseniz sanal mağaza açabilirsiniz!

Sanal Pazarlar İçin Gerekli Evraklar

Online olarak pazar yerine başvuru yaptıktan sonra pazar yeri tarafından talep edilen evrakların gönderilmesi gerekmektedir. Pazar yerleri tarafından talep edilen evraklar genel olarak şu şeklde sıralanmaktadır:

Şahıs Şirketleri İçin:

  • Vergi Levhası
  • İmza Sirküleri
  • Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
  • Pazar yerleri İle Yapılan Sözleşme Evrakları

Sermaye Şirketleri veya Adi Ortaklıklar İçin:

  • Güncel Faaliyet Belgesi
  • Vergi Levhası
  • Kuruluş Ticaret Sicil Gazetesi
  • İmza Sirküleri
  • Ortaklık Sözleşmesi (Adi Ortaklıklar İçin)
  • Pazar yerleri ile Yapılan Sözleşme Evrakları

Sanal pazar başvurusunda ihtiyacınız olan belgeleri sıraladık. Bol kazançlar için atacağınız ilk adım dileriz yararlı olmuştur. Siparişiniz çok, kaygınız az olsun!

Öküz Yılı Nedir? Instagram Hikayesine Nasıl Eklenir?

Instagram hikayelerinde öküz yılı etiketiyle hikayeler görmeye başladınız değil mi? Nereden çıktı bu öküz yılı, neyin nesi lütfen iyi bir şeyler olsun dediğinizi duyar gibiyiz. Biz de sizler için bu yazıda derlemek istedik:

Öküz Yılı Nedir?

Öküz Yılı, 12 Hayvanlı Türk Takvimine kadar dayanan bir yıl geleneğidir. 12 Hayvanlı Türk takviminde yıllar sayılar ile değil, hayvan isimleri ile anılır. Yılların isimleri sırasıyla ud (öküz) yılı, pars yılı, tawışgan (tavşan) yılı, nek (timsah) yılı, yılan yılı, yund (at) yılı, koy (koyun) yılı, biçin (maymun) yılı, takagu (tavuk) yılı, it (köpek) yılı, tonğuz (domuz) yılıdır. Her 12 yıllık döngüye bir “müçe” denir.

Çin takvimi, her yıl farklı tarihlerde kutlanan yeni yıl ile ay ve güneş döngülerine dayanmaktadır. Ay takvimi, Çin burçlarının 12 yıllık tekrar eden döngüsünü ana hatlarıyla belirtir. Her yıl bir hayvanın adı verilir: 2021 Öküz Yılıdır. 2021 Çin takviminde 12 Şubat, geleneksel Çin takviminin ilk ayının ilk gününe karşılık gelir. Çin için en uzun ve en önemli kutlama olan “Bahar Şenliği” olarak da bilinen Çin Yeni Yılı’nın başlangıcına işaret eder. 12 Şubat 2022’ye kadar devam edecektir. 12 hayvanlı takvime göre hesaplanan Çin Yeni Yılı ya da Bahar Bayramı (Lunar Bayramı) olarak kabul edilen gün, her yılın ilk yeni ayı ile dolunayı arasında kutlanıyor.

Diğer yılları merak ettiniz değil mi? Tabloyu merakınızı gidermek için bırakıyoruz.

KarşılığıYıl
Fare202020081996198419721960194819361924,
Öküz202120091997198519731961194919371925,
Kaplan202220101998198619741962195019381926,
Tavşan202320111999198719751963195119391927,
Ejderha202420122000198819761964195219401928,
Yılan202520132001198919771965195319411929,
At202620142002199019781966195419421930,
Koyun202720152003199119791967195519431931,
Maymun202820162004199219801968195619441932,
Horoz202920172005199319811969195719451933,
Köpek203020182006199419821970195819461934,
Domuz203120192007199519831971195919471935,

Instagramda Neden Öküz Yılını Görüyoruz?

Instagram uygulamasındaki son güncelleme ile birlikte 3 öküz yılı etiketlerinden birini seçerek kullanabileceğiniz ve aynı zamanda öküz yılı hikayelerinde de boy gösterebileceğiniz bir proje geliştirilmiştir. Şöyle özetlenebilir; öküz yılı etiketini kullandığınızda hikayeniz doğrudan öküz yılının kendi hikayelerinde de takipçileriniz sizi görebilecektir. Hikaye izlenme oranlarınızı artırabileceğiniz bu yeni proje oldukça ilgi görmeye devam ediyor.

Yeni İnstagram Algoritması: Kaydet!

10. yaşına daha geçtiğimiz aralık ayında basan Instagram, sosyal medya devi olmasını sürekli geliştirme ve güncellemelerine borçlu olduğu aşikar. Sektördeki rekabetini türlü türlü özellikler deneyip hangisinin daha etkili olacağına gözlemleyip karar veren İnstagram mantığıyla her yeni gün kendini geliştirmeye devam etmektedir. İnstagramın ciddi bir pazar yeri haline gelmesiyle birlikte zaman zaman bu algoritmaları anlamakta zorlanabilirsiniz. Hatta yeni güncellemeleri anlamak şurada dursun haberiniz dahi olmamış olabiliyor. Dolayısıyla bir içerik üretici veya satıcı olmanız fark etmeksizin bu güncellemeleri yakından takip edip incelemenizde fayda var.

Sıklıkla instagramın algoritmasını güncellediğini, yeni şeyler denediğini bilmeyenimiz herhalde yoktur. Bu algoritmalar değiştikçe, dünün pazarlama taktikleri yarın daha az etkili olacaktır. Bu nedenle, sosyal platformdaki stratejinizin de sürekli yenilenmesi gelişmesi gerekiyor.Peki bu instagram algoritması nasıl çalışır? Gelin birlikte bakalım:

Yeni İnstagram Algoritması Nasıl Çalışır?

Yeni İnstagram algoritması siz akışta gezinirken göreceğiniz gönderilerin sırasını belirler. Daha önce beğendiğiniz, kaydettiğiniz veya arkadaşlarınıza gönderdiğiniz içeriklere en yakın yani beğenme ihtimalinizin en fazla olduğu yeni gönderiler göstermeye çalışır. Çok değil kısa süre önceye kadar beğenebileceğiniz gönderiler için keşfete gezinmek için giderken artık yeni güncellemesiyle birlikte akışınızda dahi takip etmediğiniz içerik üreticilerini görmeniz mümkün!

Aslında İnstagramın amacı çok bariz belli değil mi? Kaydırmaya sürekli olarak devam ettirmeniz herhalde İnstagram ekibini en mutlu edecek şeylerin başında gelir. Sürekli olarak kaydırmanıza olanak sağlamak için de İnstagram adeta kedinin fareyle oynadığı gibi bizlerle oynamakta. 🙂

Mutlaka yeni bir algoritma düzenleyeceğine inancımız tam olsa da gelin güncel algoritma neye göre çalışıyor birlikte göz atalım;

Eğer siz de bir içerik üretici veya İnstagram satıcısıysanız içeriklerinizin kimlere gösterileceği, kullanıcıların profilinizi ziyaret etmesi, alışveriş yapması için sıralama faktörlerini ele aldık.

İnstagram Kullanıcısıyla Etkileşim:

 İnstagram kullanıcısı bir şekilde profilinizle ilişki kurmuşsa paylaşacağınız içerikleri tekrar görmesi muhtemeldir. İçeriklerinizi, fotoğraflarınızı beğenebilecek bir kitle yaratmak için muhteşem bir fırsat gibi görünüyor! Kullanıcı olarak düşündüğümüzde de beğenebileceğim içeriklerin bana otomatik olarak gösterilmesi şahsen hoşuma gider. Sizlerin de hoşuna gitmez mi?

Kullanıcının Gösterdiği İlgi

İnstagram kullanıcısı sürekli olarak benzer hesaplar ve içeriklerle ilgileniyorsa yine ilgilendiği niş konu ile ilgili olarak yeni hesap ve gönderiler keşfetmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla instagram kullanıcısı sizin içeriklerinize benzer içeriklerle ilgilenmişse sizin gönderilerinizi görme ihtimali de yüksektir.

Yazıların Gönderiyle İlişkisi

Instagram’da bir gönderi yayınladığınızda, algoritma ona bir alaka düzeyi puanı verir ve bu da akışta kimlere gösterileceğini belirler. Kullanıcının gönderide uzun vakit geçirmesi yazıyı okuduğu verisini elde etmemize yardımcı olur. Dolayısıyla paylaşılan gönderinin hem içerik hem de görsel olarak birbirleriyle alakalı olması gerekmektedir.

Instagram’ın paylaştığı ve dikkat etmeniz gereken diğer konularsa şunlar:

  • Kullanıcılar çok sayıda hesabı takip ederse, feed’lerinde en üst sırada yer almak için daha fazla rekabetiniz olur.
  • Kullanıcılar Instagram’da uzun süre kalmazlarsa veya uygulamayı çok sık açmazlarsa, en iyi slotlardan birinde değilseniz içeriğinizin görülme olasılığını azaltırsınız.
  • Instagram’daki işletme hesapları, kişisel hesaplara kıyasla organik erişim açısından hemen dezavantajlı değildir.

Son gelen güncellemeyle birlikte artık beğendiğiniz, desteklediğiniz içerik üreticilerine destek olmanın yolu da kaydetten geçecek! Kaydetin etkileşime büyük katkı sağladığını uzun zamandır biliyorduk ancak en önemli konuma gelmesi gündem yarattı. İçerik üreticileri artık beğeni için değil kaydet almak için itici sözler söylemeli, kullanıcılarını hareket geçirmeli! Kullanıcılar da neyi kaydederse benzer içerikleri göreceği için Karşılıklı fayda yaratmakta güzellik var. Yakın zamanda işletme profilleri için kaydetme sayısı da görünür olacak gibi bizden söylemesi!

Kaçınılması Gereken 7 Kritik E-Ticaret Hatası

E-Ticarette Yapılmaması Gerekenler

Günümüzün en popüler atılımlarından olan e-ticaret birçok ayrıntısı olan incelikli bir iştir. Normal web sitelerinin aksine, bir E-Ticaret web sitesini oluşturmak ve yönetmek çok zaman ve çaba gerektirir. Sizlere dönüşüm sağlayacak tüm noktaları incelikle düşünmeli ve kurgulamanız gerekmektedir.  Açıkçası dönüşümü teşvik eden bir e-ticaret web sitesi oluşturmanın zorlu bir iş olduğunu mutlaka sizlere söylemeliyiz ancak göz önünde bulundurmanız gereken temel unsurları biliyorsanız imkansız bir görev değildir. Aksine zirveye tırmanışınız bir o kadar kolay ve keyifli olacaktır. Eğer siz de e-ticaret kazanında bir kepçe olmuşsanız işte kaçınmanız gerekenleri sıralıyoruz;

Araştırma Eksikliği

Araştırma yapılmadan kalkışılan girişim, çoğu işletmenin dijital dünyada iz bırakamamasının ana sebeplerinden biridir. Her ne işi yapıyor olursanız olun, bir girişime kalkışmadan önce doğru ve ayrıntılı bir araştırma yapmak bu işin bel kemiğidir. Müşteri ihtiyaçları, henüz keşfedilmemiş muhteşem bir ihtiyacı karşılayacak ürün, hedef kitleniz, girdiğiniz niş, rakiplerinizin konumları, rakiplerinizin kullandıkları pazarlama stratejileri vb. hakkında araştırma yapmalısınız. İşte bu kritik bilgileri en doğru şekilde analiz ettiğiniz takdirde, kalabalık ve bir o kadar rekabetin güç olduğu pazarda işinizi büyütmek için muhteşem bir fırsat yakalayabilirsiniz.

E-Ticaret Web Sitesine Sahip Olunmaması

Eğer siz de e-ticaretinizi sosyal medya veya sanal pazarlar üzerinden yapıp pazarlıyorsanız olası hedef kitlenizi komisyon gibi ek ücretler sebebiyle kaybediyor olabilirsiniz. Bir e-ticaret web sitesine sahip olmak sizler dilediğiniz gibi geniş platformlara ulaştıracak en büyük faktörlerden biri olacaktır. Çünkü çevrim içi mağazanız, markanızla küreselleşmek için kritik bir yoldur. Herhangi bir sana pazardan yapılan alışverişte markanız ismiyle değil sanal pazarın ismiyle anılacaksınız. Bu da sizin için tatminkar bir dönüş olmayacaktır. Müşterinin kalbinde ve zihninde yer edinmek istiyorsanız mutlaka muhteşem bir e-ticaret sitesine sahip olmalısınız.

Yanlış E-Ticaret Platformu Seçimi

E-ticaret girişiminizin gidişatını inanılmaz şekilde etkileyecek durumlardan biri de yanlış e-ticaret platformunu seçmektir. Birbirinden farklı mevcut seçeneklerle birlikte malesef en yaygın hatalardan biridir. Böylesine kritik bir hatadan kaçınmak için öncelikle ihtiyaçlarınızın ne olduğunu analiz etmeniz, derinlerine inmeniz gerekmektedir. Ardından, bir e-ticaret platformu tercihi yaparken mobil uyumlu olup olmadığını, SEO dostu olup olmadığını, 3. parti uygulamalarla sorunsuz entegrasyon sunup sunmadığını, güvenlik özelliklerini ve paket içerisinde sizlere sunulan diğerler hizmetleri lütfen kontrol edin. Bu konuda profesyonel e-ticaret web siteleri tasarlayan ekibimiz sizlere en uygun yolu gösterecek ve başarıya ulaşmanızda köprü olacaklardır.

Hatalı Domain (Alan Adı)

E-ticaret yolunu başarıyla alabilmeniz için çok önemli adımlardan biri de, doğru alan adını seçmektir. Alan adı işletmenizin kimliği sizin adınız olacağından kullanıcıda farklı bir his oluşturmalıdır. Domain seçerken aklınızdan asla çıkarmamız gereken belli başlı noktalar şunlar olacaktır; olabildiğince kısa ve zor olmayan, sade ama işinizle ilgili olmalı. Örneğin ayakkabı satıyorsanız “ayakkabıcım.com” gibi olabildiğince basit bir alan adıyla yalnızca ayakkabı almaya niyetli müşterilerin sitenizi bulmanızı kolaylaştırmakla kalmamış ve üstelik anahtar kelime hedeflemenizin gelecekteki dijital pazarlama kampanyalarınız ve reklamlarınızla da alakalı kalmasını konusunda profesyonel bir adım atmış olursunuz.

Dijital Pazarlama Eksikliği

Çağımız internet çağı! Artık internete erişimi olan herkes internet üzerinden satın almalar gerçekleştiriyor. Bir e-ticaret firması olarak bunun neyi ifade ediyor oluşunu çok iyi anlamanız gereklidir. “E-ticaret girişimimi yaptım, alacak müşteri zaten gelir, alır.” diyen girişimciler malesef sanal dünyada uzun ömürlü olamıyor. Unutmayın ki e-ticaret denizinde milyonlarca rakibiniz var. Kullanıcının sizi bulması, piyasada isminizi duyurmanız durduğunuz yerde olmayacaktır! Dolayısıyla dijital pazarlama için gerekli finansmanları ayırmayı ihmal etmek yapacağınız en büyük hata olacaktır.  Marka farkındalığını artırmak, arama sıralamasını yükseltmek ve trafiği artırmak için dijital pazarlama kanallarına mutlaka yatırım yapılmalıdır. Buna arama motoru optimizasyonu (SEO), içerik pazarlaması (CM), sosyal medya, e-posta pazarlaması, arama motoru pazarlaması ve belki de en önemlisi PPC tıklama başına maliyet reklamcılığı dahildir. Dijital pazarlama hizmetleri konusunda uzman ekibimize mutlaka danışmalı ayrıntılı şekilde bilgi almalısınız.

Yavaş Web Sitesi Hızı

Malesef kullanıcı sizin e-ticaret denizinde dalgalarla nasıl boğuştuğunuzla değil karaya ulaşıp ulaşmadığınızla ilgilenecektir. Yani siteniz ne kadar muhteşem, ürünleriniz ne kadar harika olursa olsun, optimum web sitesi hızına sahip olmadan, müşterilerin e-ticaret sitenizde kalmasını sağlayamazsınız. Çünkü kullanıcıların milyonlarca farklı seçeneği varken neden sitenin açılmasını beklesin ki? Dolayısıyla kullanıcıların inanılmaz sabırsız olduğu günümüzde; süper hızlı web sitesi hızına sahip olmak, kritik önem taşır. Eğer siz de müşterilerinizi rakip firmalara kaptırmak istemiyorsanız web sitesi hızını iyileştirmeli bu konu üzerinde yeni bir gelişme olduğu takdirde vakit kaybetmeden kendinizi güncellemelisiniz.

Karmaşık Gezinme & Sinir Bozucu Ödeme Adımları

E-Ticaret web sitenizin işlevselliği ve tasarımı arasında kusursuz bir uyumu bulunmalıdır. Yalnızca web sitenizin tasarım olarak iyi ve güzel görünmesini değil aynı zamanda kullanıcıları ödeme yapan müşterilere dönüştürmek konusunda ısrarcı olmalısınız. Sitenizde gezinmek zor ve karmaşıksa, aranan kolaylıkla bulunamıyorsa hele ki sepete kadar gitmiş müşteri sepetten dönüyorsa korkunç bir durumun içerisinde olduğunuz aşikardır. Kullanıcı deneyimi iyileştirilmeye çalışılmalı site haritaları, navigasyonlar yerleştirilmeli ve ödeme adımları kusursuz şekilde optimize edilmelidir. Bu hataların telafisi için acilen profesyonel bir ajansla görüşüp işletmenizin optimizasyonunu sağlayabilirsiniz.

E-ticaret sitesi için herhangi bir hatayı bilerek veya bilmeyerek yapmak uzun vadede oldukça maliyetli olacaktır. Başlangıçta kaçındığınız maliyet sonradan çıkacak uçuk rakamların inanın onda belki yüzde biri kadar olacaktır.  Bu nedenle profesyonel bir ajansla çalışmanız girişiminizin ömrünü belirleyecek en kritik adım olacaktır. Yukarıda saydığımız hatalar sıralayabileceğimiz en basit ve en belirgin hataların başında gelmektedir. Malesef kaçınmanız gereken hatalar bunlarla sınırlı kalmayacaktır.  Sizler de A2A Dijital Pazarlama Ajansının farkını deneyimlemek ve başarı merdivenlerini bir bir çıkmak için iletişime geçip randevu talep edebilirsiniz.

 

E-Ticaret Nedir?

E-Ticaret Nedir?

Elektronik ticaret, ürün ve hizmetlerin alım satımının elektronik ortam üzerinden internet aracılığıyla yapılması anlamına gelmektedir. Yanlış bir algı olarak genellikle fiziksel ürünlerinin satımının gerçekleşmesi anlamına geldiği düşünülse de elektronik ticaret hizmetin yanı sıra internet üzerinden yapılan aklınıza gelebilecek her türlü ticaret işleminin karşılığıdır. 

İnternet üzerinden alışveriş yapabilmenin ön koşulu, gerekli bilgilerin eksiksiz ve özenle girilmesi sonrasında para transferinin gerçekleşmesidir. E-Ticaretle birlikte ulaşılmak istenen ürün ve hizmete fiziksel bir uzaklığın anlamlı etkisi olmadan 7/24 olarak alınıp satılabiliyor olmasından dolayı geniş kitlelerce severek kullanılıyor. Mutlaka her birinizin birçok defa e-ticarete başvurduğunu biliyoruz. 

Özellikle pandemi dönemi boyunca uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarında, alışveriş merkezlerinin süreli olarak kapatılmasında değeri daha net olarak anlaşılan e-ticaret günümüzün en çok tercih edilen alışveriş şekilleri içerisinde zirveye ulaşmış durumdadır.  Hatta biristatistik verecek olursak küresel çapta e-ticaret satışlarının 2020 yılında 27 trilyon dolara ulaştığı görülmüştür.

E-Ticaret Nasıl Başladı?

İğneden ipliğe kadar ne varsa internette bulup satın aldığınız e-ticaretin serüveni sizde de merak oluşturdu değil mi? Aslında ilk olarak 1970’li yıllarda Stanford’lu ve MIT’li öğrenciler arası iletişimi sağlayan Arpanet vasıtasıyla esrar satışını gizli bir şekilde yürütebilmek amaçlandı. Böylece ağ yoluyla ilk kez ürün satılmış oldu. Daha sonra internet kullanımının kademeli olarak arttığı 1990’lı yıllarda Pizza Hut’ın da ilk kez pizza siparişlerini internet üzerinden sattığı edindiğimiz bilgiler arasında. Ama tam anlamıyla e-ticarete yön verecek satış ne öğrenciler ne de Pizza Hut tarafından gerçekleşti.

1994 yılında bir Sting hayranının Amerika’nın perakende platformu olarak kurulan NetMarket aracılığıyla bir CD almasıyla ilk kez çevrimiçi ve güvenli olarak satın alma gerçekleşmiş oldu! İşte bu zamandan beri tüm satıcılar ürün ve hizmetleriyle birlikte internet dünyasına katılmak istediler. Müşteriler de tek tıkla satın almanın kolaylığını sevip e-ticaret kervanına katıldılar.

1994 yılında Jeff Bezos, lansman sırasında bir milyondan fazla farklı kitap satan bir çevrimiçi mağaza olarak Amazon’u kurdu. Amazon, tüketicilerin her tür ürünü satın alması için en popüler çevrimiçi mağaza haline nasıl geldiğini hepimiz deneyimledik.

1990’ların ortalarında ve 2000’lerin başında, evlere bilgisayar girmeye başladı. Bunun da dolaylı olarak internetten alışveriş yapmaya anlamlı bir etkisi oldu. Müşterilerden işletmelere para aktarmak için çevrimiçi bir ödeme geçidi olmadığından, şirketler 1990’ların başından ortasına kadar çekleri kabul ediyordu. Ne zaman PayPal kuruldu Aralık 1998’de kredi kartları kolayca kabul edildi olarak, müşteriler için alışveriş deneyimini basitleştirilmiş.

2000’li yıllarda Shopify, WordPress ve benzeri platformların eklenmesiyle, işletmeler e-ticaret mağazalarını çok az veya hiç geliştirme becerisi gerektirmeden kurabilir hala geldiler. Böylece piyasaya giriş engeli kaldırıldı. Herkes dilediği gibi ticarete atılmaya başladı.  Artık internete bağlı bir bilgisayarı ve elinde küçük bir sermaye olan herkes neredeyse güçlükle karşılaşmadan bir e-ticaret mağazası kurabilir hale geldi.

2008 yılına gelindiğinde, çevrimiçi satışlar sektördeki büyümeyi gösteren tüm satışların yüzde 3,4’ünü oluşturdu. 2014 yılında dünya çapında yaklaşık 12-15 milyon çevrimiçi mağaza olduğu tahmin ediliyordu. Günümüzdeki rakamları duymak ister misiniz? 2021 yılında e-ticaretin ne derecede arttığını vurgulamak için 2020 e-ticaret istatistiklerine baktığımızda dünya genelinde 24 milyondan daha fazla e-ticaret sitesi olduğu görülmüştür. Yani 2 milyardan fazla insanın e-ticaret sitelerinde ürün ya da hizmet sattığını düşünebiliyor musunuz?

Günümüz imkanları düşünüldüğünde; bilgi alışverişimiz çok fazla profesyonel e-ticaret sitelerinin izlediği adımlar incelenebiliyor, izlenebiliyor. Bir tık uzakta istemediğiniz kadar bilgi deposu da mevcut dolayısyla piyasada bilgi boşluğu da e-ticaret için sürekli olarak kapanmaktadır. Bu avantaj da yeni girişimcileri heyecanlandırıp, korkusuzca atılmalarına sebep olmaktadır. siz de e-ticaret yolculuğuna çıkmak istiyorsanız araştırmalarınızı tam olarak yapıp yola çıkmanızı tavsiye ederiz. Dileriz e-ticareti anlamanıza yardımcı olmuşuzdur. Bir sonraki yazımızda görüşünceye dek hosça kalın! 🙂

Hosting Nedir? Yeni Başlayanlar İçin Hosting Rehberi

Web Hosting & Web Barındırma Nedir?

Merhabalar!

Bu konuyu araştırıyorsanız muhtemelen web sitesini nasıl oluşturacağınızı anlamaya, nelere ihtiyaç duyacağınızı bulmaya çalışıyorsunuzdur. Küçük bir örnekle başlayalım; üzerinde titizlikle çalıştığınız bir makale hazırladınız ve bilgisayarınıza kayıt ettiniz. Ertesi gün makalenizde yeniden çalışmak istediğinizde bilgisayarınızdan kaydettiğiniz şekilde bulup açarak çalışmanıza devam edersiniz değil mi? Dolayısıyla çalışmanız bilgisayarın diskine kayıtlı olduğu için dilediğiniz zaman rahatlıkla bulup açabilirsiniz yani konumlandırıldığı alan yine kendi bilgisayarınızdır. Peki bir web sitesini üzerinde çalıştığınızı düşünelim. Bugüne kadar internet sitelerinin nerede saklandığını düşündünüz mü? İnternet sayfalarını kendi bilgisayarımızda barındıramayız değil mi? İşte bizlere bu hizmeti sunan çok güçlü 7/24 hizmet verebilen ve her türlü yoğunlukta sorunsuz şekilde internet sitenizi hızlıca yayınlamaya devam edecek sunucular bu hizmeti sağlamaktadır.

Hosting Nedir?

Web barındırma, web sitenizin tüm dosyalarının bulunduğu yerdir. Web sitenizin gerçekte yaşadığı evi gibi düşünülebilir. Özetle tüm internet sitelerinin bu barındırma alanına ihtiyacı vardır. Birisi bir tarayıcıya alan adınızı girdiğinde, alan adı web barındırma şirketinizin bilgisayarının IP adresine çevrilir. Bu bilgisayar, web sitenizin dosyalarını içerir ve bu dosyaları kullanıcıların tarayıcılarına geri gönderir. Dolayısıyla hosting hizmeti kullandığınızda, sunucunun çalışmasından emin olma görevi hosting sağlayıcısına düşer. Aynı zamanda olası güvenlik ihlalinin önüne geçmek, tüm bilgi arşivinizi ve veri tabanlarınızı sunucuda depolamak yine bir ana bilgisayarın görevdir.

Alan Adları ve Web Hosting Nasıl İlişkilidir?

Alan adları ve web barındırma iki farklı hizmettir. Ancak, web sitelerini mümkün kılmak için birlikte çalışırlar.

Temelde bir alan adı sistemi, sürekli güncellenen devasa bir adres defteri gibidir. Her alan adının arkasında, web sitesinin dosyalarını depolayan web barındırma hizmetinin bir adresi vardır.

Alan adları olmadan, insanların web sitenizi bulması mümkün olmayacağı gibi web barındırma olmadan da bir web sitesi oluşturulamayacaktır. Alan adları hakkında oluşturduğumuz ayrıntılı rehbere göz atmanızı tavsiye ederiz.

Web Sitesine Sahip Olmak İçin Domaine Mi Hostinge Mi İhtiyacınız Var?

Bir web sitesine sahip olmak istiyorsanız hem bir domain (alan adı) hem de bir web hosting (barındırma) servisine ihtiyacınız olacaktır. Tek başına bir alan adı satın almak size yalnızca belirli bir domaini belirli bir süre (genellikle 1 yıl) kullanma hakkı verecektir.

Web sitenizin dosyalarını depolamak için web barındırmaya ihtiyacınız vardır. Hosting aldıktan sonra, alan adı ayarlarınızı güncellemeniz ve web barındırma hizmeti sağlayıcınıza yönlendirmeniz gerekir. Genellikle hosting firmaları domain (alan adı) satın almanızı sağlar.  

Hosting satın aldıktan ve alan adınızı kaydettikten sonra web sitenizi oluşturmaya başlayabilirsiniz. Web sitesinin nasıl yapılacağına ilişkin kılavuzumuza göz atabilirsiniz.

Hosting Türleri Nelerdir?

Çoğu web sunucusu, birbirinden farklı barındırma çeşitleri sunar ve tahmin edebileceğiniz gibi fiyatları da değişkenlik gösterir. Web sitenizin ihtiyaçlarına uygun olarak seçebileceğiniz bir liste sunuyoruz;

1. WordPress Barındırma

Dünya üzerinde en fazla kullanılan içerik yönetim sistemi ve blog oluşturma aracı olan wordpressi kullanıyorsanız wordpress hosting hizmetini kullanmalısınız. WordPress Hosting, sorunsuz bir seyir sağlamak için sunucu düzeyinde WordPress için optimize edilmiş barındırma sunar.

  • Yeni bir WordPress sitesini yapılandırırken düzinelerce manuel adımı ortadan kaldıran basit tek tıklamayla kurulum özelliği sayesinde sizlere kolaylık sağlayacaktır. WordPress hakkında detaylıca hazırladığımız kılavuza göz atabilirsiniz.
  • WordPress sitelerinin daha hızlı yüklenmesi için optimize edilmiş sunucu yapılandırmaları sunar. Bu, performans önbelleği optimizasyonlarını ve diğer ince ayarları içerebilir.
  • Yaygın WordPress güvenlik açıklarına karşı korunmak için güvenlik önlemleri. WordPress, web’in %30’undan fazlasına güç sağladığından, düzenli olarak saldırıya uğrar. Ayrıca, genellikle desteklenmeyen veya savunmasız eklentilerin kullanımını kısıtlayan önceden tanımlanmış güvenli bir ortama atıfta bulunan “Yönetilen WordPress” ile de karşılaşabilirsiniz. WordPress barındırma, paylaşılan, VPS veya özel sunucularda çalışabilir.

2.Linux Hosting

Özellikle PHP, MySQL, Python vb açık kaynak felsefesine uygun araçlarla tasarlanmış olan web siteleri için en doğru çözümdür. Sayfalarınızı çok hızlı bir şekilde yüklersiniz, veritabanınızı kontrol panel üzerinden oluşturursunuz ve yine %100 uygulama uyumluluğu ile sitenizi en hızlı şekilde yayına alırsınız.

Dünya üzerinde belirtmiş olduğumuz açık kaynak tabanlı binlerce web (cms, blog, forum, bilgi bankası, e-ticaret) uygulaması bulunmakta. Bu uygulamalardan da faydalanmak ve barındırmak istiyor iseniz yine bu hizmeti tercih etmelisiniz.

3.Windows Hosting

Microsoft yazılım teknolojileri, kolay ve esnek web yazılımları tasarlayabilmek için inceliklerle düşünülmüş muhteşem bir hosting. Bu teknolojiler (asp.net, .net core, mssql) ile geliştirilmiş bir web sitesi, yine bu teknolojiler ile oluşturulmuş bir barındırma altyapısı üzerinden hizmet vermelidir. Windows Server işletim sistemi üzerinde geliştirilen bu barındırma altyapıları üzerinden kesintisiz ve hızlı hizmet alabilirsiniz.

4.Kurumsal Hosting

İşletmelerin kendilerine özel ihtiyaçları vardır. Özellikle daha yüksek e-posta kotası, daha yüksek ssd disk alanına sahip bir web hosting hizmeti ve gelişmiş güvenlik tanımlamaları kurumsal firmalar için en çok ihtiyaç duyulan niteliklerdir. Bu ihtiyaçları karşılayabilmek için bir kurumsal hosting firması tercih edilmelidir.

5.Bulut Sunucu

İnternet siteniz çok trafik alıyor artık yavaşlık ve aksaklık yaşıyorsanız bulut sunucular sizin için biçilmiş kaftan! Bulut sunucular size özel kaynağın sunulması hizmetidir. Bir bulut sunucu birden çok sunucuya ölçeklenebilir ve her müşteriye özel izole bir sunucu barındırma hizmet sağlanabilir.

6.Dedicated Server (Fiziksel Sunucu)

Barındırma Hizmetleri arasındaki en büyük ve en güçlü hizmettir. Sadece web sitenizin barındırıldığı ve tüm donanımsal kaynakların web sitenize atandığı devasa büyüklükte ve güçlü bir fiziksel sunucudur. Eğer ihtiyacınız olan açılış hızı ise fiziksel sunucu sizin için harika çözüm yaratır. Hizmet fazlasıyla güçlü olduğu için maliyetleri de yüksektir. Ancak en hızlı hostinge sahip olmak istiyorsanız dedicated server hizmetini mutlaka incelemelisiniz.

Web sitesi barındırma maliyeti nedir?

Web sitenizin barındırma maliyeti sağlayıcıya göre değişecektir. Teknik olarak ücretsiz bir web barındırma hizmeti kullanabilirsiniz, ancak bunlardan kaçınmanızı öneririz. Çünkü ihtiyaç karşılanmadığı için birçok çeşit barındırma hizmeti sunulmuştur.  

Sohbet aç.
💬 Yardımcı olmamızı ister misiniz?
👋 Merhaba,
Burcu Kafa, A2A Dijital sitesinin yazarı. ile ilgili bilgi almak ister misiniz?